Galatasaray tarihi Şampiyonlar Ligi galibiyeti sonrası anadolu’nun iyi takımlarından Konyaspor ile karşılaştı ve ilk 11’de rotasyona gittiği bir kadro ile maça çıktı. Ne dersek diyelim, hakemlik ne kadar pozisyon olursa olsun Salı günü ile Cumartesi günü sahada iki tane takım vardı ve tek benzer yanları giydikleri formaydı. Salı günü Juventus’a cehennemi yaşatan Galatasaray, Cumartesi günü Konya ve Atilla Karaoğlan cehenneminden çıkamadı.
Maçtan bir kaç saat önce resmi instagram hesaplarından yayınlanan maç kadrosu görselini gören her Galatasaraylı taraftarın “bu nedir? Neden bu kadar rotasyon yaptık? Konya deplasmanından çıkamayacağız? Neden Yunus’a bu kadar fırsat veriliyor?” sorularını sorduğundan eminim. Bu yazımızda maçın genel psikolojisinden, takım kadrolarından, teknik ekiplerin neleri doğru neleri yanlış yaptığından ve hakem ekibinden bahsedeceğiz. Haydi gelin Konyaspor Galatasaray maçını detaylı bir şekilde inceleyelim.
Galatasaray şampiyonlar liginde Juventus ile bir karşılaşma yaptı ve bu maçı izleyen herkesi kendisine hayran bıraktı. 5-2 biten maçtan sonra Konyaspor karşısına çıkacak olan sarı kırmızılı teknik ekip kadroda rotasyona gitti fakat bu rotasyon öyle bir rotasyondu ki takımda oyuncular bile nerede oynayacağını şaşırdı.
Sezonun başından beri sağ bekte görev yapan Sallai aslında kendi yerine döndü fakat sağ bekte yaptıkları o kadar iyiydi ki asıl pozisyonunda Konyaspor karşısında adeta sırıttı. Roland Sallai’de yaratıcılık aramak, bulunmaz hint kumaşını aramak kadar zor. Bakın bulunmaz hint kumaşı diyorum. Sallai, koşacak, basacak, ayağına gelince şut atacak ama yaratıcı olmasını beklemek gerçekten hayal olur. Doğal olarak bu yaratıcılık Sallai tarafından gelmedi.
Osimhen Juventus maçından sonra sağ dizinde bir ağrı hissettiğini sarı kırmızılı sağlık ekibine bildirdi. Son antrenmandan sonra antrenmanda oyuncunun kendisi teknik direktör Okan Buruk’un kendisini Konya’ya götürmek istemesine rağmen Juventus maçı öncesi “ağrılarım var ve dinlenmek istiyorum” dedi.
Sarı kırmızılılar, Osimhen’in yokluğunda diz sakatlığından dönmesine rağmen hep Mauro İcardi’ye sarıldı. Tecrübeli Arjantinli forvet bu çağrılara her zaman yanıt verdi fakat son antrenmanı yarıda bıraktığı bilinen İcardi Konyaspor maçının ilk yarısında da pek varlık gösteremedi. Sırt kaslarında sertleşme olduğu söylenen İcardi, ikinci yarının başında teknik ekibin aldığı kararla oyundan alındı.
Son haftalarda, alınan tarihi Juventus galibiyetinde bile sarı kırmızılılarda performansının düşüklüğüyle dikkat çeken oyuncu Yunus Akgün oldu. Ayağına gelen her topu hunharca harcayan Yunus Akgün, Konyaspor maçında da resmen ayakta duramadı. Kaleci Uğurcan’ın attığı bir uzun topa sprint atan ve bu topuda harcayan milli oyuncu, pozisyondan sonra yüzündeki acı mimiğiyle sakatlığından dolayı rahat hissetmediğini gösterdi.
Fakat “oyuncuya neden bu kadar tahammül ediliyor” sorusu herkesin aklında soru işareti olarak duruyor. Okan Buruk’un yönetim stilleri arasında yer alan “oyuncuyu kaybetmeyelim” maddesi burada da çalışıyor gibi duruyor.
Okan Buruk Galatasaray döneminde önemli maçlara hazırlanış biçimiyle dikkatleri üzerinde çekmiş bir teknik direktör olmuştur. Juventus maçına son derece iyi hazırlanan sarı kırmızılılar, Konyaspor maçına aynı şekilde hazırlanmamışa benziyordu ki, İlhan Palut’un oyuncuları Galatasaray’a cehennemi yaşattı. Sol kanatta Sallai, kötü bir performans sergilerken neden oyundan çıkmadığı ve maçı sağ bekte tamamladığı merak konusu.
Son dönemde inanılmaz bir performans sergileyen Noa Lang neden yedekteydi, bu oyuncu avrupa antrenmanı almış, bir maçla da kondisyon kaybı yaşabilecek bir oyuncu değil ki girdiği andan itibaren kendisini hissettiren, tartışmalı ofsayt pozisyonunda da ara pası atan Noa Lang’in rotasyon adı altında yedekte kalması, kanatlardaki yaratıcılık seviyesini düşürdü. Maç içerisinde oyuncular nerede oynadıklarını şaşırdı, Lemina orta sahada başladı, savunmaya geçti ilk önce savunmanın sağında sonra solunda daha sonra tekrar savunmanın soluna geçti.
Sallai, sol açıkta başladı, forvet arkasına geçti, savunmanın sağında maçı bitirdi. Galatasaraylılığıyla bilinen ve müthiş bir kariyere sahip İlkay Gündoğan ise 2-0 geriye düştükten ve dakikalar 84’ü gösterdiğinde oyuna girdi. Baskı ve gol isteyen bir takımda İlkay’ın oyuna girmesi sarı kırmızılılara hiçbir şey katmadı. Yani başlangıç kadrosu, maçın içinde değişen pozisyonlar, oyuncuların ve teknik ekibin konsantrasyon kaybı yenilgi çanlarının çalmasına ve hatta o yenilginin alınmasına neden oldu.
Atilla Karaoğlan hakemlik yeteneği ile tartışmalı bir kariyere sahip. Yöneteceği her maç öncesi, takım taraftarlarının ismini gördüğünde tüylerini diken diken eden bir yapısı var. “Bu maçta kesin hakem konuşulacak” deniyorsa düdükte kesin Atilla Karaoğlan vardır diyebiliriz. Bir FIFA hakemi olan Karaoğlan, bu kokartı hakediyor mu şüpheli?
Gece boyu maçın önüne geçen “ofsayt” pozisyonunda VAR hakeminin verdiği “sahada inceleme” kararı ile ilgili söylemek istediğim bir şey var. Bir VAR hakemi sahanın tek yetkili ismi orta hakeme hatalı bir inceleme tavsiyesi verebilir. Normalde veremez tabii ki ama bu durumda verebilir diyelim. VAR bir hakemi çağırıyorsa bu pozisyonun %100 değişebileceği anlamına gelmez çünkü sahada son kararı yine düdüğü çalacak olan orta hakem verir.
VAR protokplü yanlış, pozisyonun her açısı ekrana verilmedi. VAR hakeminin ihlal yapıldığına “inandığı” pozisyon ekrandaydı ve orta hakem Karaoğlan’ın diğer açılardan pozisyonu görmesine izin verilmedi. Doğal olarak VAR hakemi inceleme değil sanki yönlendirme yaptı gibi hissedildi.
Pozisyonun içerisindeki oyuncu Sacha Boey ve Olaigbe toptan yaklaşık 2 metre uzakta. Bakıldığında ofsayt pozisyonunda görülen Boey, aktif olarak yorumlandı fakat yine pozisyon gereği kurallara göre pasif pozisyonda. Bazı hakem yorumcuları Sacha Boey’in Konyapsorlu oyuncuya faul yaptığını savunuyor fakat pozisyonda kaleci tarafından yine pozisyon gereği düşürülen Boey’di.
Bu dakikadan sonra VAR kararı ile golü ipral eden Karaoğlan, yaklaşık 10 dakika boyunca aklını geride kalan ofsayt pozisyonundan alamadı ve kontrolü kaybetti. Verdiği fauller, vermediği fauller Karaoğlan’ın performansının dakika dakika değil bir anda yere çakılmasına neden oldu.
Konyaspor Galatasaray maçında VAR hakemi olarak görev alan Davut Dakul Çelik tartışmalı kararın baş aktörü. O kadar maçın önüne geçti ki bir anda Çelik’in yıl sonu defterlerinde ne kadar büyük bir Fenerbahçeli olduğu yazıları ortaya çıktı. Eski hakem Mustafa Çulcu, VAR hakemi Davut Dakul Çelik hakkında çok konuşulacak bir yorum yaptı.Çulcu, “Davut Dakul Çelik, Trabzonspor – Fenerbahçe maçında Onuachu’nun golünü iptal ettiren VAR hakemi. 157 gün sonra ilk defa bu maça geldi. Bu arada üç tane sıradan maçta VAR görevi yaptı. Bir anda bu maça getirip oturtturdular.” yorumunu yaptı.
Maç sonunda resmi hesaplarından bir açıklama yayınlayan sarı kırmızılı yönetim; maçın var hakemi Çelik için, “sözde hakem, gerçekte fanatik” ifadelerine yer verdi.
Türk futbolu için büyük bir heyecanın eşiğindeyiz. 26 Mart 2026 tarihinde oynanacak Türkiye – Romanya…
2025-2026 Tredyol Türkiye Süper Ligi'ne bambaşka bir başlangıç yapan, yeni başkanlık döneminde daha çok sahaya…
Galatasaray tarihi Juventus turundan sonra Şampiyonlar Ligi'nde son 16 turuna kalmıştı, son 16 turu için…
2025-2026 Trendyol Türkiye Süper Ligi'nde pek çok önemli maç, pek çok kritik viraj ve bir…
Galatasaray'ın büyük uğraşlar sonucu Napoli'den transfer ettiği Nijeryalı yıldız forvet Victor Osimhen, alman devi Bayern…
2025-2026 Trendyol Türkiye Süper Lig sezonuna mutlak şampiyonluk hedefiyle başlayan Fenerbahçe, ligde son iki maçta…